Saat Kulesi, Tarihi Asansör ve İzmir Büyükşehir Belediyesi gibi İzmir’e ait sembolik yapılar 3 boyutlu olarak Google Earth üzerindeki yerini aldı. Gönüllü bir grup tarafından İzmir’in tanıtımına destek olmak için gerçekleştirilen proje kapsamında 16 yapı modellenerek 3 boyutlu ortama taşındı.
Uzaydan çekilen görüntüler ile yer yüzüne, haritalara, arazilere ve 3 boyutlu binalara bakılmasını sağlayan Google Earth programının 3 boyutlu modellere verdiği desteği artırması üzerine başlanan proje, 7 ay içerisinde tamamlanarak ziyarete açık hale getirildi.
Tüm modellerin sergilenmesi, tanıtıma destek sağlaması ve bilgi akışının canlı tutulması amacıyla www.izmiringuzelmodelleri.com sitesi Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde yayına başladı. Tüm projeyle ilgili ayrıntılı bilgi sağlanan sitede aynı zamanda yeni modellerin eklenmesi için yapılması gerekenler de anlatılmaktadır. Modelleri 3 boyutlu olarak görmek için tek yapılması gereken Google Earth programını açarak İzmir’i gezmektir.
İzmir’de gerçekleştirilen uzay ve havacılık çalışmaları kapsamında, 13-14 Kasımda ilk defa düzenlenecek olan İzmir Küresel Uzay ve Havacılık Konferansı’nın yazılım sponsoru olduk. Bu sektörde çalışan yerli ve yabancı pek çok firmanın ilgi gösterdiği konferansın İzmir için hayırlı olmasını diliyoruz.

Konferans dahilinde Türkiye’deki başarılı üreticilerin, devlet yetkililerinin, üniversitelerin, endüstri temsilcilerinin, potensiyel stratejik ortaklar ve müşterilerin yüz yüze tartışabileceği bir forum düzenlenecek. Ayrıca Savunma Sanayi Müsteşarlığının desteği ile yerli üreticilerin ürünlerinin sergileneceği bir sergi yapılacak.
1st İzmir Global Aerospace Conference
http://www.izmiraerospace.com
Yıllardır severek çiğnediğimiz kısaca Mabel diye bilinen Mabel Çikolata firmasına ait naneli sakızları duymamış ya da görmemiş muhtemelen pek azdır. Geçenlerde bir benzin istasyonundan aldığım sakızın fişinde başka sakızlarda yazdığı gibi “Meyveli Sakız”, “Naneli Sakız” ya da sadece “Sakız” yerine “Arap Sakızı” yazması nedense çok hoşuma gitti.

Mabel’in web sitesine girerek bu sakızla ilgili bilgi ve görgümü artırmak istedim. Ancak tek alabildiğim ürün adının “Arap Çiklet” olduğu ve “Çocuklar İçin” kategorisi altında satışa sunulduğunu öğrenmek oldu. Herhangi bir araştırmam ya da çalışmam yok ancak bu sakızı tüketen orta yaşlı insanların çocuklardan çok daha fazla olduğuna inanıyorum.

Mabel firmasını bu sevilen sakızı büyükler için kategorisine de dahil etmeye ve tarihçesi ile ilgili kısa da olsa bir içerik oluşturup internet kullanıcılarıyla paylaşmaya çağırıyorum.
Dünyaca ünlü Monopoly oyununun “World Edition” adlı yeni versiyonu hazırlanıyor. Oyunun içerisinde yer alacak şehirleri belirlemek için Monopoly sitesinden oylama yapılıyor. İzmir’i de bu şehirlerin arasına sokmak için eli “mouse” tutan tüm İzmirlileri oy vermeye çağırıyorum.
İlk en çok oy alan 20 şehrin ve bunlara ek olarak en çok oy alan 2 joker şehrin yer alacağı oyunda İzmir şu anda joker şehirler arasında 6. sırada bulunuyor. 9 Şubat – 9 Mart 2008 tarihleri arasında devam edecek olan oylamada oy kullanmak için siteye ücretsiz kayıt yaptırmanız gerekiyor.
Joker Şehirler
Oylama sırasında şehir adı girdiğimiz kutuda İzmir yazınca aşağıdaki gibi 3 seçenek geliyor. Ben en üsttekini seçtim. Bir gün içinde sadece bir joker şehire oy verilebildiği için takip eden günlerde de diğerlerine vereceğim.

Kurallar aşağıdaki adreste:
http://www.monopolyworldvote.com/tr_TR/information/terms
İzmirliyim diyen herkesin destek olacağına şüphem yok. Gözümün önüne içinde İzmir olan bir Monopoly tahtası getirince şunu sormadan yapamıyorum, acaba İzmir’in fiyatı ne olurdu?
Bir pazar günü bilgisayarın başında zaman öldürüyordum. Öylesine geçen bir kaç saatten sonra nedense yıllardır düzenli spor yapmadığım aklıma geldi. Bir kaç halı saha maçının bir iki dağ tırmanışının yanına koyabileceğim fazla bir sportif aktivitem yoktu. Tuhaf bir pişmanlık duymaya başladım. İşte bu an doğru an dedim kendi kendime. Ya şimdi bir şeyler yapmaya başlayacaktım ya da bir sonraki pişmanlık nöbetini bekleyecektim. Peki nasıl bir spor yapmalıydım?
Biraz enerji harcamak ve keyifli vakit geçirmek istiyordum. Beklentim çok da fazla değildi. Yüzme olabilir mi diye düşündüm. Evet olabilirdi ama klorlu sularda yüzmeyi hiç sevmiyordum. Yelken, binicilik ve eskrim ile ilgili daha önce sonuçsuz girişimlerde bulunduğum için bunları da eledim. Biraz daha eğlenceli bir şey olsa diye düşünürken birden aklıma Star’da onlarca defa izlediğim Güçlülerin Dünyası filmi ve muhteşem Capoeira sahneleri geldi.
İyi de ben bu sporu nasıl yapacağım diye düşündüm. Olur mu olmaz mı derken google’da capoeira izmir yazdım ve ilk çıkan telefondan Ali ile görüştüm. Ali dedim ben bunu yapabilir miyim yapamaz mıyım? Ali de buyrun gelin ve deneyin, yapıp yapamayağınızı görürsünüz dedi. O gün yapabileceğime inandım -en azından kendi ölçülerim içinde- ve yaklaşık 2 yıldır severek bu spora devam ediyorum. Şu anda değerli eğitmenimiz Hakan Karaağaç (Dobrao) ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. www.capoeira-izmir.com adresinden Capoeira ve Mundo Capoeira ile ilgili ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.

(İzmir – Kuşadası Workshop 2006)
Geçen süre içerisinde fizik kondisyonumda ve ritm duygumda önemli gelişmeler oldu. Dengem iyileşti, hareketlerim hızlandı, müziğe ilgim arttı. Çok farklı kültürlerden insanlar ile tanışma imkanım oldu. Bazen kimsesiz çocuklar ile bazen Hintli donanma askerleri ile capoeira yaptık. 2-3 kere televizyona çıktık. Kalabalık önünde sokak gösterileri yaptık. Sağlık gününde insanlara toplu capoeira yaptırdık.
Aradan geçen sürede iş yoğunluğuma bağlı olarak antremanları aksatmamaya elimden geldiğince özen gösterdim. Bugün hala iyi bir capoeiracı değilim. Belki de hiç bir zaman olamayacağım ancak bu önemli değil. Ben beklediğimi alıyorum, hem enerji harcıyor hem de keyifli zaman geçiriyorum. Bu sporla daha profesyonel olarak ilgilenen ve kurslarda bize emeği geçen herkese ve bize bu imkanı veren Mestre Dende’ye çok teşekkür ediyorum.
Bu sporun herkese göre olmadığını söyleyebilirim. Ancak eğer severseniz hiç bir şeyin sizi durduramayacağına emin olabilirsiniz. Eğer merak ediyorsanız söyleyeyim artık ellerimi yere koymadan hava da takla (Au Sem Mao) atabiliyorum.
Bir süre önce İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği İzmir’e özel hediyelik eşyalar üretilmesi için bir tasarım yarışması düzenlemişti. 28 Aralık 2007 itibariyle bu yarışmanın başvuru süresi doldu ve 18 Ocak’ta kazananlar belli olacak.
Uzun zamandır varolan İzmir’e özel hediyelik eşya bulma sorunu umarım bu yarışma ile ortadan kalkar. Yarışmayı düzenleyen İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile destek veren Girişimci Kadınlar Derneği’ne teşekkür ederim. Yarışma ile ilgili ayrıntlı bilgiye IESOB web sitesinden ulaşabilirsiniz. Kazanan ürünleri gene buradan duyuracağım, tüm yarışmacılara bol şans diliyorum!
Hakuna Matata Afrika genelinde kullanılan Swahili dilinde bir deyimdir. Türkçe karşılığı “Boşver, Dert Etme, Sorun Yok” diye düşünülebilir. Lion King filmi ile meşhur olmuştur. Türkçe karşılıklarını kullanmak için gayret ettim ancak bir türlü içime sinmedi. Ağız dolusu söylenen “Hakuna Matata” hem kulağa daha hoş geliyor hem de beni dertlerimden daha çok uzaklaştırıyor.
Blues Don’t Bother Me! I got the Blueee Waaay!
Welcome to WordPress. This is your first post. Edit or delete it, then start blogging!